Kızıldeniz'de Batık Dalışı

Muhtemelen dünyanın en tanınmış batığı, Thistlegorm... 1940 Haziran’ında denize indirilen 126 metre boyundaki yük gemisi, II.Dünya Savaşı zamanı silahlandırılıp, İngiliz ordusuna götürmek üzere, 2 Haziran 1941 de Glasgow’dan yükü olan savaş mühimmatlarını alıp yola çıkar. Hedefine varmadan önce, demirleyerek emir beklediği Süveyş Kanalı’nın girişinde 5 Ekim akşamı, Alman savaş uçakları tarafından, orta ambarlarına aldığı 2 bomba ile kısa sürede Kızıldeniz’in 30 metre derinliğine gömülür.

1950’lerde Cousteau tarafından bulunana kadar kimsenin yerini bilmediği Thistlegorm, motorsikletlerden birini ve geminin çanın aldıktan sonra pozisyonunu tam bildirmeyen Cousteau’dan sonra yine kaybolmuştur. 1990’ların başında bir gurup dalıcı tarafından şans eseri tekrar bulunan batık, bu tarihte sonra dalıcıların akınına uğramıştır.

Bu batığı bu kadar özel yapan nedir? En önemlisi böylesi büyük bir geminin sadece 30 metrelik bir derinlikte bulunması ve sportif dalış limitlerinde ziyaret edilebilmesi. 20-30 metreleri bulan görüş sayesinde, resif haline gelmiş olan bu batığın ziyaretçileri ve ev sahipleri olan sualtı canlıları rahatlıkla görüntülenebiliyor. Thistlegorm, ambarlarına isabet eden bombalar ve burada bulunan tank mermilerinin patlaması sebebiyle ortadan ikiye ayrılmış ve omurgası üzerine dipe oturmuş. 16.metrede geminin en üst noktasına ulaşmak mümkün.

Dalış merkezlerine uzak bir bölge olduğu için sabah 05:00 te yola çıkılıyor. Genellikle özel tekneler ile bu organizasyon yapıldığından bir gün evvelden malzemelerinizi toplayıp, o tekneye gönderiyorsunuz. Tamamiyle emniyetli bir yol, malzeme kaybolması ihtimali yok. Yaklaşık 3 saatlik yolculuk sonrası, ki bu arada nefis mercan adalarının, resiflerin arasından gecerken, hem güneşin doğuşunun zevkine varıyorsunuz, hem de bu arada teknede kahvaltınızı ediyorsunuz. Batığa ulaştığınızı anlamak çok kolay.

Üzerinde batığa bağlı onlarca tekne bulunuyor. Mavi tur tekneleri genellikle daha erkenden gelip dalışları yapmış oluyor, onun için bazı tekneler ayrılırken, yenileri geliyor bağlanmaya. Tekne batığın üzerine geldiğinde özel markalanmış halatı kapan rehber, suya atladığı gibi batığa iniyor ve tekneyi batığa bağlıyor. Burası çok önemli, eğer halattaki markalara dikkat etmezseniz, yolunuzu şaşırıp başka bir tekneye çıkmanız işten bile değil. Emniyet açısından teknenin bir kıç, bir de baş tarafına bağladığı halatlara tekne sabitleniyor. Zaman zaman sert akıntılar görülen bu batık, gerek derinliği, gerekse boyutu sebebiyle ileri eğitim almış dalıcılar için uygun. Batığa yapılan 2 dalıştan birincisi üstten atılan bir tur. Bu arada batığın hemen yanına düşmüş olan lokomotif ise 30 metreden biraz daha derinde. Geminin üzerinde sabit duran uçaksavar, artık uçakları endişelendirecek durumda değil, aradan geçen yıllar onun boynunu eğmiş, neredeyse batıktan ayrılacak gibi duruyor. İlerlediğimizde lokomotifin vagonlarını sapasağlam güvertede görüyoruz.

Ortalarına geldiğimizde patlamanın olduğu yarığı ve alt güverteleri adeta pasta dilimleri gibi izliyoruz. Devasa şaft ise ortadan kırılmış. Bu ilk dalışta bizlere napolyondan orfozlara , baraküdalara kadar 10larca çeşit balık eşlik ediyor, adeta batığı boşver bizi görüntüle diyorlar. Yani bu resiftede bir forma kavgası var ki görülmeye değer. Batıkta atılacak bir tur yarım saati buluyor ve akıntı sebebiyle dekosuz tamamlanması gereken bu dalışın NITROX tüpleri ile yapılması dalıcılara  büyük avantaj sağlıyor.

İlk dalış sonlanıp 5 metredeki emniyet bekleme durağına çıkıldığında hala batığın görülebilmesi harika. 2 dalış arasını kısa tutup, öğlen yemeğini dönüş yoluna bırakmaları akıllıca. Kısa bir dinlenme molası sonrasında haydi ikinci brifinge. Bu dalış batığın bir alt kamarasına yapılacak.

Adeta bir batık penetrasyonu, ama klostrofobisi olanlar için bile endişe verici değil, geniş koridorlar ve pencerelerden gelen ışık, içini tam karanlık yapmıyor. Zaten kapalı yerden geçiş çok uzun değil. Burada görülenler ise adeta II.Dünya Savaşı müzesi... Motorsikletler, kamyonetler, mühimmat, askeri kıyafetler ve daha niceleri. Tadına doyulamayan 2 dalışın sonunda, Thistlegorm ile vedalaşma ve son kareleri çekmek için bir, iki dakika.

Tabii ki zaman içinde bu batıktan “hatıra parçaları”  alınmış, motorsikletler sağa sola devrilerek, altlarında birşeyler aranmış, ufak tefek malzemeler götürülmüş. Ama bizler buna yabancı değiliz. Türkiye sularında da bulunan batıkların büyük bölümünün korsanlandığına, Babakale’deki Mel Pomeli’nin üzerinde bulunan yarış arabalarından birinin karada bulunduğunu, Lundy’nin lumbozlarının bile sökülüp götürüldüğünü biliyoruz.
Yine de bu dünyanın en muhteşem batığı sayılan gemiyi sizlerde bir an önce ziyaret edin ve olabildiğince fotoğraf çekin. Bu batık için ödenen her doların değdiğine kuşkunuz olmasın...

Güncel Program

Başlangıç Seviyesi Balıkadam Kursu

  • 14-15-16 Mayıs 2012

logos

Anasayfa | Hakkımızda | Eğitmenler | Dalış Eğitimleri | Kurs Programı | Gezi Programı
Gezi Yazıları | Ürünler | Foto Galeri | İletişim

Bülten Üyeliği | İletişim Formu | Facebook Grubu

info@kuzeyege.com | www.kuzeyege.com

İletişim Hattı: 0212 288 42 21

Barbaros Bulvarı, Nispetiye Mahallesi, Uygur Apt, No: 102, Zincirlikuyu, İstanbul

Kuzey Ege Dalış Merkezi © 2012

Sponsor Bağlantılar : hazirofis.com | istanbulsanalofis.com | officeplatinum.com | iskomimarlik.com